Evlilik ve Çift Danışmanlığı

Evlilik, son yıllarda belki de en çok zorlanan kurumlardan bir tanesi olmuştur. Evlilik, birbirinden farklı iki insanın paylaşmaya başladığı yeni bir hayat dönemi olarak tanımlanabilir. Bu yeni hayat dönemi güzel olduğu kadar da stres yaratıcı olabilmektedir. Şöyle düşünün, farklı kültürlerden, farklı ailelerden gelmiş, farklı alışkanlıklara sahip iki kişinin aynı evi , aynı zaman ve mekanı paylaşmaya başlamaları insan hayatında ne kadar radikal bir değişimdir. Bu durumda çiftlerin kendilerini stres altında hissetmeleri gayet doğaldır. Fakat bu noktada genellikle gözden kaçırılan şey, yaşanılan karmaşanın tek taraflı olmadığıdır. Karşı tarafın da aynı duyguları paylaştığını ve karşılıklı anlayışla bazı sorunların üstesinden gelinebileceği unutulmamalıdır.

Sık Raslanan Evlilik Sorunları:

İletişim Kuramamak :

Bu problem gerçekten de çiftler arasında oldukça sık görülür. Çiftler ya "nasılsa bir şey değişmiyor" deyip tartışmaz, içe kapanır ve diğerinden uzaklaşır ya da tartışır ancak herkes kendi söylemek istediğini söyleyip, karşı tarafı gerçekten dinlemediği için uzlaşamaz. Tartışamayan çiftler için durum daha kötüdür. Her iki taraf da boş yere diğerinin aklını okumaya ve tahminlerde bulunmaya çalışır. Bu genellikle felakete yol açar. Çünkü bir süre sonra, bireyler kafalarında yarattıkları bu tahminleri "gerçek" zannetmeye başlar ve diğerine karşı olumsuz duygular geliştirir. Oysa kadın ve erkek bilgi işleme süreçleri birbirinden o kadar farklıdır ki, birisinin diğerini tahmin etmeye çalışması nafile çabadır. Yapılması gereken, bir uzmanın yardımıyla (yardımsız yapılması zordur, çünkü bireyler birbirlerini "karşı taraf" olarak gördükleri için, birisinin önerdiğini diğeri reddetmektedir) birbirinin dilini öğrenmek ve düşünce tarzını kavramaktır.

Aldatma:

Bu sorun gerçekten de bir evlilikte tamiri en zor sorunlardan birisidir. Çünkü bir çok farklı duygusal tepkiyi bir arada barındırmaktadır. Eşe duyulan güvenin kaybı, hayatının el değmezliği ve güvenlik duygusunun sarsılması , hala genç/güzel olup olmadığını sorgulama; kendine güvenin sarsılması, bundan sonra hayatını nasıl sürdüreceğine dair duyulan kaygı, vs. Tabi öncelikle bir karar verilmesi gerekmektedir; çiftler evliliği sürdürecek mi, yoksa ayrılacak mı? Bütün bu duygusal karmaşanın üstüne bir de karar verme zorunluluğu eklendiğinde durum daha da zorlayıcı hal alır. Bu gibi durumlar başlı başına bir travmadır ve iyi bir kriz yönetimi ile çözümlenmelidir. Bu da bir uzman yardımı ile sağlanabilir.

Evlilikte Üçüncü Şahıslar:

Burada asıl sorun çiftlerin kendi aile düzenlerine sınır çizememiş olmasıdır. Maalesef batı literatüründe hiç olmayan, bize özgü olan "kaynana sorunu" ülkemizde en önemli evlilik problemlerindendir. Bununla birlikte çiftlerin ailelerine karşı da saygı duyulmasını, hatta kendi ailelerinin daha üstün olduğunun kabullendirilmesi gibi kişilik yarışmaları da çok görülen problemlerdendir.

Cinsel Sorunlar:

Evlilikle birlikte değişen şeylerden biride artık düzenli bir cinsel yaşamın başlamasıdır. Ancak bazen bu bile başlı başına bir sorun odağı olabilmektedir. Mesela, tarafların ikisinin de tecrübesiz olması, daha önceden edinilmiş yanlış bilgiler bu konuda sorun yaratabilmektedir. Bu konuda en sık karşılaşılan sorunlar, vaginismus, ereksiyon problemi ve erken boşalma olmaktadır. Bu ve buna benzer cinsel içerikli aksaklıklar evlilikte eşleri birbirinden uzaklaştırmakta, dışa yöneltmekte, hatta aldatmalara yol açabilmektedir. Cinsel doyum ve heyecanı dışarıda aramaya başlayan eşler bunu bazen zina bazen de duygusal olarak aldatmaya çevirmektedir. Duygusal aldatmalar ise, eşin yaptığı her şeyin göze batması , beğeni eksikliği gibi durumlar yaratır ki, bu da kavgaları,anlaşmazlıkları kaçınılmaz kılar.

Ekonomik Sorunlar:

Evlilik sorunlarının başında gelen konulardan birisi de ekonomik sorunlardır. Ekonomik olarak zayıf olan evliliklerde sorun çıkma yada sorun yaratma olasılığı ekonomik yönden güçlü bir evliliğe göre daha fazla olmaktadır. Maddi olarak sıkışan çiftler bir savunma mekanizması olarak saldırganlıklarını birbirlerine yöneltebilmekte ve böylece eşler arasında gerginlikler, güvensizlikler ve suçlamalar doğabilmektedir. Dolayısıyla evliliğin geleceği tehlikeye girebilmektedir.

Burada en sık görülenlere değinebilmiş olsak da, evlilik içerisinde çok çeşitli şekillerde sorunlar çıkabilmektedir. Bunlar, sevgi azlığı, kurum içi demokrasi yokluğu, saygı azlığı, tarafların aileleri , eşlerin depresif düşünce modu , anlaşamamazlık , alkol ve kumar alışkanlığı, çocuk sorunları , aile içi şiddet, ensest gibi çeşitlilikler gösterebilmektedir. Tüm bu durumlar bazen kendiliğinden çözülebilir. Ancak bazen de çözümlenemeyen basit sorunlar ayrılmaya varacak istenmeyen durumlarla sonuçlanabilir. Eğer sorunlar, tek başına çözülemeyecek bir noktaya ulaşmışsa, bir profesyonele başvurmaktan ve yardım almaktan çekinilmemelidir.

Pozitif Düşünce Merkezi'nde bireysel evlilik danışmanlığı yapılmakla birlikte, kişilerin evlilikle ilgili farklı bakış açıları kazanmalarını, objektif ve çok yönlü düşünebilme becerilerini geliştirme amacıyla Evlilik Sorunları Grup Çalışmaları düzenlenmektedir.