ZOR İNSANLARLA BAŞA ÇIKMAK- Davut İbrahimoğlu

ZOR İNSANLARLA BAŞA ÇIKMA YOLLARI

Prof. Dr. Bengi Semerci, zor insanları “iletişim kurmakta zorluk çekilen kişiler “ olarak tanımlamakta ve zor insan tiplerinin sizin konumunuza, iletişim biçiminize ve kendi bireysel özelliklerinize göre artırılabileceğini söylemektedir. Zor insanlar, toplumdan topluma, kişiden kişiye göre farklı olarak tanımlansa da, temelde benzer davranışlar gösteriyorlar. [1]

Tüm zor insanların inatçı, hırslı ve kaprisli oldukları görülüyor. Ancak unutmayın ki, insanları değil ama davranışlarını değiştirmek sizin elinizde. Pek çok kişi çevresindeki zor insanlardan şikayet eder.
Evde, işte, okulda kısacası her ortamda bir zor insan bulunur.

Oysa aslında "zor insan" diye bir şey yok. Zorlayıcı davranışlar var. Ve maalesef bazı insanlar sürekli bu şekilde bir davranış içinde bulunuyorlar. "Coping With Difficult People / Zor İnsanlarla Başa Çıkmak" kitabının yazarı Robert M. Bramson bazı insanların neden farklı tavırlar sergilediklerini şöyle açıklıyor:



"Bazı insanlar karşılarındakinin performansını düşürmek ve onların şevkini kırmak için bilerek zor tavırlar sergiler."

Böyle bir durumda karşılaşınca soğukkanlı olup olayları objektif değerlendirmek sorunu çözmekte çok önemlidir. Sormanız gereken ilk soru bu davranışı ne zamandan beri sürüyor ? Sadece bana mı böyle davranıyor yoksa diğer insanlara karşı da böyle mi ? Alacağınız cevaplar size epey yardımcı olacaktır.

Her zor insan birbiriyle aynı davranışları sergilemez. Bazı zor insanlar sürekli konuşup hiç dinlemezken, diğerleri de hep son sözü söylemeyi tercih eder. Kimisi sürekli sizi eleştirir. Bazısı sessiz, bazısı agresif olabilir. Karakterler nasıl çeşitlilik gösteriyorsa kötü ve zor davranışlar da aynı şekilde çeşitlilik göstermektedir.Kimi insanlar genel olarak “zor”dur,yani herkesi aynı şekilde terslerler.Diğerlerinin kötü davranışları ise sadece size yöneliktir.

Zor İnsanlara Nasıl Yaklaşılmalıdır ?

Geçinilmesi zor insanlarla geçinebilme için gerekli önkoşul insanın kendisini tanıması, olaylar karşısında ne tür tepkiler göstereceğini, ne tür duygular yaşayacağını öngörebilmesidir. İkinci önkoşul da yaşadığı duyguların kedisini yönlendirmesini önlemektir. Genellikle size nasıl davranılmasını istiyorsanız, öyle davranmanız tavsiye edilir. Oysa geçinilmesi zor insanlarla geçinmek istiyorsanız, onlara onların uyumsuz davranışlarını arttırmayacak biçimde davranmanız gerekmektedir.

-Agresif İnsanlar:

Saldırgan davranışlar içinde bulunan bu sakin bir şekilde kendinizi ifade edin ve size yönelik saldırgan tavırlara kendinizden emin bir şekilde karşılık verin.

-Her Şeyi Bilenler:

Bu kişilerle mücadele ederken iyi hazırlanmak gerekir.
Asla meydan okumayın. Aksine yeteneklerini övün.
Gerektiğinde hatalarını ortaya çıkaracak sorular sormaktan çekinmeyin.

-Şikayetçiler:

Karşılarındakine güvenmezler.
Kendilerine olan güvenleri de çok değildir.
Eksik olan özgüvenlerini saklamak için memnuniyetsiz, her şeyden ve herkesten şikâyet eden bir tavır içine girerler.
Bu insanlara "Başkalarının göremediklerini görüyorsun" şeklinde onların güvenlerini arttıracak cümlelerle yaklaşın.
Dinleyin ama asla tartışmaya girmeyin.
Ona karşı savunmacı davranmayın.

- Mağdurlar:

İyi dinleyin,onu anladığınızı gösterin.
Soruna odaklanarak onu değişim için motive edin.

-Gizlice Saldıranlar:

Bu insanlara karşı ne kadar geri çekilirseniz o kadar üstünüze gelmeyi severler. Geri çekilmeyin. Şakaya vurun.

Zor insanlarla çalışabilmek için önce kendimizi, iletişim biçimimizi, yeterli ve yetersiz hissettiğimiz özelliklerimizi tanımamız gerektiğini söylüyor: "Böylece kişinin bize niçin zor geldiğini anlayabiliriz. İnsanların davranış biçimlerini değiştiremeyiz ama kendi tutumlarımızı değiştirerek onları durdurabiliriz. Sizin kararlı ve net olmanız onu durdurabilecektir. Sonra karşınızdaki kişinin iletişim biçimini değerlendirmek ve sakin olmak gerekir. Stres ve öfke ile mücadele edebilmek size üstünlük sağlar. Unutulmaması gereken en önemli şeylerden biri, zor insanların davranışları sizi hedef almamaktadır. Kişiselleştirmeyin ki baş edebilin."[2]

PARADİGMALAR İLE BAKIŞ AÇINIZI DEĞİŞTİRİN

Cüceloğlu’na göre: “Paradigma, bireyin iç ve dış dünyasını algılayıp yorumlamasında etkili olan tüm faktörleri kapsar. Algılama, yorumlama ve bilme süreçleriyle ilgili tüm etkenlerin yarattığı örgütlü ve dinamik düşünsel sisteme algı düzeneği ya da paradigma adı verilir. Paradigma, farkına varmadan taktığımız bir psikolojik gözlüktür; iç dünyamızı olduğu kadar dış dünyamızı da bu gözlük aracılığıyla görürüz”. [3]

O halde paradigmamızı değiştirirsek olaylara bakış açımızı da değiştirmiş oluruz.



[1]www.kigem.com, Kişisel Gelişim Merkezi (KİGEM),”Zor İnsanlarla Zorlanmadan Çalışın”,2011

[2] www.kigem.com, Kişisel Gelişim Merkezi (KİGEM),”Zor İnsanlarla Başa Çıkma ”,2010

[3] CÜCELOĞLU, Doğan, İyi Düşün Doğru Karar Ver, Sistem Yay. 1993